Geçen sene James Toseland’ın şampiyonluğu ile sonuçlanan Dünya Superbike Şampiyonası, 2008’e yine Katar’daki Losail pistinde art arda yapılan 2 yarışla başladı. Sezonun açılış yarışlarında yaşanan çekişme 2008’de Superbike’ın gerçekten “süper” geçeceğini gösterirken, temsilcimiz Kenan Sofuoğlu, ilk yarışında takımının en başarılı ismiydi.
Dört tekerlekten çok iki tekerleğe düşkün yarışseverler için gözler, son yıllarda başka bir arenaya çevrildi. 1988 senesinden beri yapılan Dünya Superbike Şampiyonası, kuralları gereği yol motosikletlerine yakın olması nedeniyle kısa sürede ilgi topladı. Superbike’da yarışan motosikletlerin homologasyon için belli sayıda üretilmiş olması ve piyasada satılıyor olması gerekiyordu. Piyasada satılan motosikletlerin alıcıları da kullandıkları motorun çok benzerinin rakipleri ile kapışmasını zevkle izliyordu. 2007 senesinde Hanspree TenKate Honda sürücüsü James Toseland, 3 yıl aradan sonra şampiyonluğa ulaşarak, Avustralyalı Troy’ların üstünlüğüne son veriyordu. 2005’te Troy Corser, 2006’da da Troy Bayliss şampiyonluğun sahibi olurken, İngiliz sürücü James Toseland, Honda CBR1000RR’ı ile mutlu sona ulaştı ve MotoGP’ye geçiş yaptı. 2007’nin şampiyon takımı da kadrosuna MotoGP’den gelen Carlos Checa’yı eklerken geçtiğimiz yılın Supersport şampiyonu Kenan Sofuoğlu’nu da üst sınıfa çıkardı.
Supersport’da ikinci sezonunda şampiyonluğun sahibi Kenan Sofuoğlu için Superbike zamanı gerçekten de gelmiş miydi? Yoksa Hanspree Ten Kate Honda takımının patronu Ronald Ten Kate acele mi ediyordu? Bu soru çok fazla üzerinde durulmaması gereken bir soruydu. Çünkü Kenan’ın, kariyerinin gelişim çizgisi ile Supersport’ta bir sezon daha kalmasının artık anlamsız olduğunu herkes biliyordu. Yeni bir disipline başladığı zaman Kenan, bir iki yarışlık adaptasyon süresinin ardından iyi sonuçlar elde etmeye başlıyor. Supersport’a başladığı 2006 senesi bunun örneği. Ten Kate Honda Takımı’nda Sebastien Charpentier’in yanında destek görevi üstlenmesine rağmen, 2 birincilik, 2 ikincilik ve 3 de üçüncülükle sezonu üçüncü sırada bitirmeyi başardı. 2007’de ise 8 yarış zaferi ile Supersport tarihinin en başarılı sürücüsü unvanının da sahibi oluyordu. Yani Kenan için çok kısa bir adaptasyon süreci yeterli olacaktı. Ancak Honda’nın yeni motoru CBR1000RR Fireblade’in gecikmesi takım için işlerin daha da zorlaşmasına yol açtı. 2008’in ilk yarışı Katar’da Losail pistindeydi. Takımlarda büyük değişiklikler yoktu. Max Biaggi, bir yıl önce yarıştığı Suzuki’yi bırakarak Ducati takımına geçmişti. Hanspree TenKate Honda takımında ise Carlos Checa’nın yanına son iki yılın İngiltere Superbike şampiyonu Kiyonari Ryuichi gelmişti. Suzuki takımında ise Max Biaggi’den boşalan koltuğa Fonsi Nieto gelirken, Yukio Kagayama ile takım arkadaşı oluyordu. Resmi Kawasaki takımı Regis Laconi’nin yanına MotoGP’den Makoto Tamada’yı getirerek takımı güçlendirdi. Ducati Xerox Troy Bayliss’i takımda tuttu. Takımın yeni sürücüsü ise Michel Fabrizio olacaktı. Ducati’nin “uydu takımı” olan Sterilgarda Go Eleven ise çok kuvvetli iki isim, Max Biaggi ve Ruben Xaus ile mücadeledeki yerini almıştı. Yamaha Motor Italia’da ise Troy Corser ve Savaşçı Japon Noriyuki Haga 2008 sezonuna hazırdı.
Yarış öncesi yapılan Superpole mücadelesinde Troy Corser en iyi zamanı yaparak pole pozisyon hakkını elde etti. İlk çizginin son cebinde ise Max Neukirchner yer alarak büyük bir sürpriz yaptı. Kenan Sofuoğlu ise yarışa 14. sırada başlama hakkını elde etti. Sezonun ilk yarışı büyük bir çekişmeye sahne oluyor ve sürekli liderlik el değiştiriyordu. İyi bir start alamayan Troy Bayliss, 10 tur ilk beş dışında ön grubu izliyordu. 11. turdan itibaren atağa kalkan Avustralyalı sürücü, art arda hatalar yaptı. Ancak bu hatalardan hiçbirinde yarış dışı kalma tehlikesi yaşamadı. Sonunda ikinciliğe yükseldi ve son üç turda lider durumdaki Max Biaggi’yi zorlamaya başladı. Önündeki Max Biaggi yabana atılacak bir isim değildi. Ancak Troy Bayliss, Superbike deneyimini ortaya koyarak çok güzel bir manevra ile Max Biaggi’yi geride bıraktı. Hatta geçiş anında da Max Biaggi’yi şöyle bir süzerek anlamlı bir bakış fırlattı. Geçen sene Losail yine takvimin ilk yarışıydı ve Max Biaggi, MotoGP’yi bıraktıktan sonra üzerine 1 sene de ara verip sonunda Superbike’da karar kılınca herkes bu büyük ismin neler yapacağını merak ediyordu. İlk yarışı kazanan Max Biaggi, günün ikinci yarışında James Toseland’a geçilince yavaşlama turunda yanından geçtiği takibini tebrik etmeyerek tepki almıştı. Daha sonraki yarışlarda geçilmeyi öğrendiğini gösteren Max Biaggi, 2008’in ilk yarışında Troy Bayliss’e son virajda geçilince bildiklerini unuttuğunu ortaya koydu. Günün ikinci yarışı da heyecan olarak ilk yarışı aratmayacak nitelikteydi. Bu yarışta da Fonsi Nieto zafere ulaşarak, Superbike’daki 70. yarışında podyumun en üst basamağına ilk kez çıkma başarısını gösterdi. Sezonun ilk yarışında Honda’lar hayal kırıklığı yaratırken iki yarışta da ilk beşe girme başarısı gösteremediler. Kenan Sofuoğlu, Superbike’daki ilk yarışını 12. sırada tamamlarken, ikinci yarışta finişe 10. sırada ulaşarak en iyi Honda sürücüsü oluyordu. 14 hafta sürecek Dünya Superbike Şampiyonası heyecan, çekişme ve renk açısından MotoGP’den önde olacağının sinyallerini ilk yarışta verdi.
Zaman.com.tr den alıntıdır...
Bu haber 133 defa okunmuştur.