Üye Ol Hesabınız

Anasayfa | Yeni Albümler | Radyo | Radyo İstek | Müzik Dinle | Biyografi | Şarkı Sözleri | Haberler

                  Menü

Anasayfa

İletişim

Mp3 Dinle

Rüya Tabiri

Sohbet

Forum

Şiirler

Burçlar

Arşiv

Klipler

Biyografi

Kelebek

Aşk Testi

Eğlence

Gazeteler

Arama

                  Yeni Çıkan Albümler

  Aylin Livaneli: ''Love is The Answer''
Aylin Livaneli: Tamamı İngilizce olan 10 şarkıdan oluşan bir albüm hazırlayan Aylin Livaneli'nin yeni albümü İda Müzik Esen Müzik ortaklığı ile müzik marketlere sunulacak...

  Ege Çubukçu'nun 2008 yeni ve son albümü ''Bir De Baktım''
Ege Çubukçu'nın yeni ve son albümü Ege Çubukçu, "Bir de Baktım" isimli yeni albümünü Ulusoy Yapım Müzik etiketiyle yayınladı. Remixler ve outro da dahil olmak üzere 12 şarkıdan oluşuyor.

  Bayhan'ın yeni albümü ''Vurdum Duymaz''
Bayhan'ın yeni albümü Popstar Bayhan: "Vurdum Duymaz" albümü 9 parçadan oluşmakta. albüm içinde en sevilen 4 parçası biliniyor.

                  Biyografiler

Son Eklenen Biyografiler
Öner Hekim - Öner Hekim
Grup Düş - Hakkında
Ahmet Özhan - Hakkında
Abidin - Hakkında
Gülistan Perwer - HAKKINDA
Ayşe Şan - HAKKINDA

                  Şarkı Sözleri

· Yağmur - (135 okuma)
· Dipsiz - (55 okuma)
· Bende Özledim - (95 okuma)
· Yangınlar - (44 okuma)
· Dile Kolay - (51 okuma)

                  Genel

  İmparatorlar birdirbir oynayamaz mı
  Metin Türkcan: ''Metoboy’'' gurubu için eleman arıyor
  Benim şarkıcı mankenlerden neyim eksik?
  Obama da seçildi param olsa ABD'de yaşıyor olurdum
  Müzik akademinin gıdasıdır!

Paketle bilgiyi, koy hafızaya!..

müzikÖğrenme; hayat akışının bir izdüşümünün zihinde oluşturulması ve arşivlenmesine dair temel mekaniğin adıdır. Zihnin en üst düzey kabiliyetidir. Zihin, en fazla performansı öğrenme sırasında gösterir. En fazla oksijen ve şekeri de öğrenme sırasında yakar.

Öğrenilenler ise direkt davranışa yansıyabilir ya da ileriki bir tarih için zihin kütüphanesinin bir yerlerinde saklı tutulabilir. Evet bilindiği gibi zihin kütüphaneler dolusu bilgi kaydedebilir; ancak bu yazının da üzerinde durmak istediği ince nokta; bu bilgiler “kavrama” noktasına uğramadan sadece algılanıp, paketlenip hafızaya gönderilmişse çağrılması neredeyse imkânsız hale gelir. Kişiler bu bilgileri ne doğru zamanda çağırabilirler ne de kullanabilirler. Adeta başkasına ait bir yükü taşır gibi kendi zihinlerinin içinde taşıdıkları ama çağıramadıkları bilgi yığınının hamalı olurlar. Doğru zamanda çağırabilme için bilginin paketlenmesi aşamasında “kavrama” anları dediğimiz tılsıma ihtiyaç vardır.

Bilginin nefes almaya başlaması

Kavrama anları, bilgiyi hakkalyakin edinmek gibidir. Klasik bir “bilgi kaydı”nda ateşi sadece görürken, “kavrama” ile ateşle adeta yanarsınız. Bilgi bir anda zihninizde can bulur, nefes alıp vermeye başlar. Bu, kalorifer tesisatının sırf şekil olsun diye evin duvarlarına yapışmış öylece duruyorken bir anda borularının içinden su geçmesi ve ısı vermeye başlaması gibi bir şeydir. Hiçbir işinize yaramayan soğuk petekler (bilgiler), kavrama anlarınız sayesinde ısı vermeye başlar. Newton’ın başına elma düştüğü an yerçekimi adına, Archimet’in hamamda tasın suyun üzerinde yüzdüğünü fark ettiği an suyun kaldırma kuvveti adına, Galile’nin kilisede derin sessizlikte akan zamana teslim olmuşken zamanı sarkaç yardımıyla ölçebileceğine dair fikir, saat adına tarihi biçimlendiren kritik kavrama anlarıdır.

Nasıl kavrarım?

Kavrama anlarının hepsinin ortak noktası bilginin duyguya değdiği ince köprüler olmalarıdır. Yani ateşle ilk yanma deneyiminizdir. Bizzat kendi eliniz yanar. Bilgi sizde özel bir hal alır. Yukarıdaki bilim adamları da dikkat ederseniz kişisel bir yaşam deneyimi içindeyken, bilgi kavrama noktasına sıçramıştır. Çünkü kişisel deneyimler sırasında laboratuvardan farklı olarak “duygu” da işbaşındadır. Kitabi bilgi, kişisel deneyim içindeki duygunuz sayesinde ruh kazanır. İşte bilgiyi ne kadar kişiselleştirir, içinde yaşadığınız bir odanın parçası haline getirirseniz, bilginiz o derece hayat bulacak ve canlanacaktır.

Beynimiz iki ana parçadan oluşur: Dış korteks ve iç korteks. Dış korteks kitabi bilginin kayıt yeridir. İç korteks ise bünyesinde bir cambaz barındırır: Amigdala. O duygularımızdan sorumlu merkezin adıdır. Yani bir anlamda bilginin duyguya değdiği anların sekreteri amigdaladır; bilgiyi nesnellikten çıkarır size özel kılar. Örneğin bir konferans salonundaki koltuk sayısını dış korteksiniz kaydederken, o salonda sizin oturduğunuz koltuğu iç korteksiniz kaydeder.

Aslında bilgiyi kişiselleştirmenin faydasını zihnimiz kendiliğinden biliyormuşçasına kendi otomatik olarak zaten yapmaktadır. Hadi gelin bunun deneyini yapalım.

Murdock hafıza deneyi

Yalnız bu deneme için bir kişiye daha ihtiyacınız var. Şimdi biz söyleyince hemen bakmayın(!) ama yazının son satırına bir kelime listesi ekledik. Bunu önceden görmemeniz gerekiyor. Seçtiğiniz deney asistanına listeyi birer saniye arayla baştan sona 1 defa size okumasını isteyin. Asistanınızın okuma işlemi biter bitmez hatırladığınız kelimeleri bir kağıda not alın. Bakalım kaç kelime hatırlayabileceksiniz? Hadi deneyi yapın-gelin, yazının devamı için biz burada bekliyor olacağız.

.....................................................................................

Evet, deneyiniz bittiyse sonuçlarıyla ilgili ahkam kesmeye başlayalım. Siz de baştaki ve sondaki kelimeleri ortadakilerden daha yüksek oranda hatırladınız di mi? Eğer deneyi harfi harfine uyguladıysanız sonuçlarınız muhtemelen böyle çıkacaktır. Murdock’ın yüzlerce denek üzerinde yaptığı araştırmanın sonuçları da bu şekildedir.

Baştakilerin daha fazla hatırlanıyor olmasıyla sondakilerin daha fazla hatırlanıyor olması zihne ait birbirinden farklı iyi ayrı özelliğin belirtisidir. Biz önce baştakilerin neden hatırlandığı üzerinde duralım. Konumuza girerken hatırlarsanız bahsettiğimiz bir sihirli değnek vardı; amigdala. İşte beynimiz amigdalanın sihrinin farkında olacak ki baştan itibaren her kelimeyi bir duyguya bağlamaya ve kişiselleştirmeye çalışmaktadır. Hatırlayın “lale” kelimesini zihninizde kodlarken buna benzer bir işleyiş gerçekleştirmediniz mi? Veya “kravat, patates” bu kelimeleri otomatik olarak bir şeyle (bazen onunla ilgili bir deneyiminize, bazen anlık yazacağınız bir hikâyeye) bağlamaya çalışmadı mı beyniniz? İşte bu bağladığı şeyin adı size ait öznelliklerdir, duygudur, amigdaladır. Peki neden baştaki performansınız ortadakine göre daha iyidir? Bunun cevabı da basittir. Söz konusu olan bu bağlama çabası zaman ister. Her kelime için bunu adım adım yaparken kelimeler biriktikçe yığılma olur, bunu yapmanız zorlaşır. Dolayısıyla belli bir noktadan sonra kelimeleri sadece duyduğunuzla kalırsınız, bir yerlere bağlayamazsınız ve onlar da uçar gider.

Sondaki kelimelerin hatırlanmasının sebebi de kısa süreli dediğimiz bir hafıza süreciyle ilgilidir. Kısa süreli hafıza son 7 saniye ya da 7 ayrı sesi zihninde tutan kısa bir bekleme salonu gibidir.

Demek ki beynin otomatik olarak zaten yaptığı bilgiyi amigdalaya bağlama işini, kişi kendi öğrenme çabası içinde kolaylaştırmalı. (Eğer yanılmıyorsak bu deney bile yazıda anlatılanın zihninizde yerleşmesi için ince bir kavrama noktasını oluşturacaktır.)

Nitekim bir kızılderili atasözü de bunu çok önceden keşfetmiş olsa gerek ki, “Bana söylersen hatırlayabilirim, gösterirsen hatırlarım, beni de katarsan anlarım.” demektedir. Lale - Kravat - Patates - Kariyer - Tekerlek - Gazete - Plaket - Çay - Radyo - Çöp kutusu - Deniz - Kalp - Gözlük - Tebeşir - Fıstık - Kale - Sirke - Çivi - Ampul - Paten. erh.ozden@gmail.com Zaman.com.tr' den Alıntıdır...

Bu haber 114 defa okunmuştur.


Tarih: 04.03.2008 Saat: 21:28 Gönderen: daRKNeSs
 
                  İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Gençlik
· Haber gönderen daRKNeSs


En çok okunan haber: Gençlik:
Günün Fıkrası

                  Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü

                  Seçenekler

 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa


Diğerleri:

  Gmail'de beklenen gelişme
  Oyun tutkunları gece yarısı D&R'da
  Ve serüven başlıyor!
  Bir kadın bir erkeğin neresine bakar
  Günün Fıkrası
  Ben ‘bakkal tarzı’ şarkı söylüyorum
  MP3'e rakip geliyor
  Gemiye isim bul, senaryo kolay
  Az para, bol Paris
  Kampüste son trend; El yakmayan şıklık kontrollü rahatlık

Bize Ulaşın |  Msn Messenger |  Dinimiz İslamiyet | Kelebek |  mIRC Mp3 dinle| Radyo dinle | Resim Yükle

 

PhpNuke Tabanlıdır. Tüm Hakları Saklıdır. dinLeFm 2007 - 2008  Msn Destek: msn@dinlefm.com
 Desteklediklerimiz:  Web Stats Müzik indir müzik mIRC Sohbet Odaları sohbet çet müzik indir