İspanyol yazarlar, flamenkoyu vokal stilleri ve şarkı sözleri olarak “acıyı haykırış” , daha açık söyleyecek olursak çingenelerin, fakat daha genel ve bütün olarak endülüsün haykırışı şeklinde tanımlıyorlar.
Terim olarak flamenkonun tam olarak nerden türediği net değil. Bir varsayıma göre flamenko arapça “senin grubundan çiftçi” anlamına gelen “fellah minküm” sözcüklerinden türemiştir. Bir diğer varsayıma göre ise ; flamenko kelimesi , 19 yy başlarında kibirli insan anlamına gelen argo bir kelime olarak kullanılmıştır.Daha sonra ise ilk önce çingeneleri tanımlamak sonra da onların şarkılarını tanımlamak için kullanılagelmiştir.
Endülüs
Flamenko , İspanyanın güneyinde yeralan endülüs bölgesinde doğmuştur. Neden endülüs?
Endülüs , yüzyıllardır göç alan bir bölge konumundaydı. Çingeneler anavatanları hindistandan yüzyıllar önce başladıkları göç dalgası sonucunda 15. yy sonlarında endülüse ulaşırlar ve endülüste oldukça zengin bir müzik mirası bulurlar. Endülüs şehirleri güçlü bir biçimde finikelilerden,yunanlardan, vizigotlardan ve faslılardan etkilenmiş ; etno-kültürel bir erime potasına dönüşmüştür.
Çingeneler endülüse geldiklerinde orada zaten hali hazırda bazı müzik türleri vardır.Bunlar; kilise tarafından korunan bizans yada yunan müziği, suriyeden gelen bazı müzisyenlerin yaydığı müzik, islam şarkı ve müzikleri (ilahiler), yahudi müzikleri , arapların popüler şarkıları olarak sıralanabilir. Bu müziklerin bileşimiyle endülüs folkloru oluşmuştur. Çingenelerin sanatsal becerisi sayesinde iki geleneğin müzik formları endülüs-flamenkosunu oluşturmuştur.
Çingeneler
Flamenko tarihinin başladığı zamanlarda , yani 18. yy ın sonlarına doğru endülüs halkı oldukça fakirdi. İş yoktu, olsa bile ücret azdı. Kıtlık başgöstermişti ve bazı çingene grupları kırsal bölgelerde yiyecek arıyorlardı.Şartlar çingeneler için oldukça kötüydü. Mağaralarda yaşar, maden ocaklarında gruplar halinde çalışır ve çoğu hayatını buralarda kaybederdi.
İspanyollar genellikle onlara güvenmez ve onları ahlaksız,eğitimsiz görürlerdi. Yaşlı bir çingene şöyle diyor: “ Zavallı ispanyollar bizim , tanrının son çocukları olduğumuzu anlamıyorlar ve onlar hayatlarını anlamsızlaştıran bir sistemin kölesi olmuş durumdalar. Biz onların kaybettiği herşeyi simgeliyoruz ; doğruluk, dürüstlük ve özgürlük...
Çingenelerin de zaten ispanyollara benzeme, düzgün ispanyolca konuşmak gibi bir dertleri yoktu. “Calo” dilini konuşurlar ve kendilerine “Rom “ derlerdi. Karışık müziklerini serglemek için zenginler tarafından partilere çağrılırlardı. Şarkılar, genelde üstsınıfın onlara yaptığı haksızlıkları konu alırdı ama dinleyenler zaten çingenelerin söylediklerini anlamazlardı.
Çektikleri sıkıntıları, acıları şarkılarıyla dillendiriyorlardı.Şarkı söylemek yaşamı daha katlanılır kılıyordu. Şarkılarında defalarca , kendilerini asimile etmeye çalışan ezici, bunaltıcı baskılardan bahsettiler. Hiç mi neşe yoktu? Elbette vardı. Çingeneler düğünleri dünyada kendilerinden daha iyi kutlayan bir topluluk olmadığını düşünürler.
Flamenko
Flamenko üç ana bileşeni vardır. Şarkı , dans ve gitar. Flamenko gösterilerinde dans , merkezde ve en önemli bileşenmiş gibi görünür. Bu, flamenkonun ispanya dışına çıkması ve yabancı izleyiciyle buluşmasından beri böyledir. Yabancı izleyicilerin ispanyolca bilmemesi sebebiyle şarkı sözleri anlaşılamayak ve dikkat dağılacağı için , vokal dansa eşlik aracı olarak arka planda kalmıştır. Aslında şarkı yani “anlatılan” flamenko sanatının merkezi konumundadır. Endülüs-çingene flamenkosu temel olarak , şarkı söyleme sanatdır. Flamenko tarihinin başlangıcında şarkıcı , elindeki bir çubukla kendine bir ritm sağlar ve şarkısını bu ritm eşliğinde söylerdi.Gitar 19. yüzyılın başından itibaren şarkıya eşlik olarak kullanılmaya başlanmıştır.
Şarkıların genelde nakaratı yoktur ve ritim yapıları karmaşıktır. Genelde temaları aşk,ölüm,kader,erdem,din, sosyal statü, mizah,onur, yıldızlar vs kavramlardır. Her şarkıcı kendi sözlerini yazar ve herbirinin farklı bir anlatış , ifade tarzı vardır. Bir şarkıcı öldüğünde şarkısı da onunla birlikte ölür...
Günümüzde Flamenko
Geçen yüzyıldan bu yana flamenko, çingenelerin gündelik, içten gelen , doğal olarak gelişen müziği olamaktan ziyade saflığı nispeten bozulmuş, profesyonel müzisyenler tarafından çingene olmayan dinleyicilere icra edilen bir müzik ve dans gösterisine dönüşmüştür. Flamenko şarkıyla anlam kazanan bir duygu diyoluğundan öte , duysal-görsel bir “show” a dönüşmüştür. Bununla beraber son 20 yılda flamenko icracıları diğer tarzlardan etkilenip , yeni arayışlara girmiş ve flamenko müziğini geliştirmişlerdir. Bu akımın öncüsü olarak flamenko gitarın yaşayan en büyük ismi olarak görülen Paco de Lucia gösterilebilir. Flamenko müziğine bas gitar, yan flüt, saxafon gibi yeni enstrumanlar eklemiş ve bunu müzikal formlara zarar vermeden yapmıştır.
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız