Üye Ol Hesabınız

Anasayfa | Yeni Albümler | Radyo | Radyo İstek | Müzik Dinle | Biyografi | Şarkı Sözleri | Haberler

                  Menü

Anasayfa

İletişim

Mp3 Dinle

Rüya Tabiri

Sohbet

Forum

Şiirler

Burçlar

Arşiv

Klipler

Biyografi

Kelebek

Aşk Testi

Eğlence

Gazeteler

Arama

                  Yeni Çıkan Albümler

  Ebru Yaşar ve İsmail YK düeti: ''Seviyorum Seni''
Ebru Yaşar ve İsmail YK düeti: 1 yıl önce Avrupa Müzik ile anlaşan ve prodüktörü Deniz Erdem ile titizlikle hazırladıkları bir repertuar çalışmasının ardında stüdyoya giren Ebru Yaşar albümünü tamamladı.

  ALEXTRONİKA - Depresif Pollyanna
ALEXTRONİKA - Depresif Pollyanna İçinde slow şarkı bulunmayan temposu yüksek dünyadaki çağdaş dans müziği soundlarının yer aldığı gerçek bir dans albümü.

  Selim Gülgören'in ilk albümü ''İstanbul Bana Dar''
Selim Gülgören'in ilk albümü Star TV'nin beğenilen "Baba Ocağı" dizisinin çapkın Murat'ı Selim Gülgören, ilk albümünü çıkardı.

                  Biyografiler

Son Eklenen Biyografiler
Grup Düş - Hakkında
Ahmet Özhan - Hakkında
Abidin - Hakkında
Gülistan Perwer - HAKKINDA
Ayşe Şan - HAKKINDA
Nilüfer Akbal - HAKKINDA

                  Şarkı Sözleri

· Diyemedim - (42 okuma)
· Med Cezir - (88 okuma)
· Hebenneka - (37 okuma)
· Güller Açtı - (42 okuma)
· Yalancı Sevgilim - (58 okuma)

                  Genel

  Benim şarkıcı mankenlerden neyim eksik?
  Obama da seçildi param olsa ABD'de yaşıyor olurdum
  Müzik akademinin gıdasıdır!
  Klarnetini dünyaya dinletecek
  Azize dünyaya açılıyor
  Starlar aynı gün 'single' çıkartıyor!
  50 Cent beyazperdede…
  Playboy dj geliyor!
  İş Dünyasına Müzik Dopingi
  Pop müziğin yeni veliahtı!


Şiirler Anasayfa
 
Şiir adında ara  |   Şair adında ara
[ A |  B |  C |  D |  E |  F |  G |  H |  I |  J |  K |  L |  M |  N |  O |  P |  Q |  R |  S ]
[ Ş |  T |  U |  V |  W |  X |  Y |  Z |  1 |  2 |  3 |  4 |  5 |  6 |  7 |  8 |  9 |  0 ]


[ Şiir Ekle ] [ Bütün Şiirler ] [ Şair Ekle ] [ Şair Listesi ]


Terziler Geldiler

Terziler geldiler. Kırılmış büyük şeylere benzeyen şeylerle
Daha çok koyu renklere ve daha çok ilişkilere
Bir kenti korkutan ve utandıran şeylerle.
Kumaşlar bulundu ve uyuyan kediler okşandı. Sonra
Sonsuz çalgısı sevinçsizliğin.
Çay içmeye gidenler vardı akşamüstü, parklara gidenler de
Duruma uymak kısaltıyordu günlerini artamayan eksilmeyen bir hüzünle...
Yorgun ve solgundular, kumaşları buldular, kenti doldurdular
O çelenk onbin yıllıktı, taşıyıp getirdiler
Ölülerini gömmüşlerdi, kalabalıktılar, tozlarını silkmediler
Bütün caddeler boşaldı, herkes yol verdi,

'Tanrıtanır kadınlar ve cumhuriyetçiler
Piyangocular, çiçek satın alanlar,
Balıkçılar ağlarını, paraketelerini, ırıplarını, oltalarını
Zokalarını, çevirmelerini ve kepçelerini topladılar.
Sigaralarını yere atıp söndürdüler sigara içenler.
Bir şey vardı ısınmaz kalın kumaşların altında, kesip biçtiler
Patron çıkardılar, karşılaştırdılar,
Katlanılmaz bir uykunun sonunu kesip biçtiler
Şarkılara başladılar ölmüş bir at için
Makaslarını bırakmadılar
Bekleniyorlardı.

'Ey artık ölmüş olan at! -dediler-
Ne güzeldi senin çılgınlığın, ne ulaşılırdı!
Sen açardın,
Otuzüçbin at türünün tek kaynağıydın sen!
Tüylerin karaparlaktı. Koşumların,
-Kokulu yağlarla ovulup parlatılan-
Nasıl yakışırdı sağrılarına ve göke.

Göke bir ululuk katardı sonsuz biçimin, at!
Toynaklarını liflerle ovardık
Senin karaya boyanırdı koşuşun
Uyandırırdı bütün karaları ve denizleri.
Çılgın kişnemeni duyardık sonsuzun yanıbaşından
Ne güzel gözlerin vardı Kara at!
Binlerce kişi,
-Çocuklar, kadınlar, erkekler görkemli yahut
Darmadağın giysileriyle herkes
Körler ve cüzzamlılar,
Bütün kutsal kitaplar kalabalığı,
Ermişler, kargışlılar ve günahlılar
Gebe kadınlar, vâz edenler
Ve dondurmacılar ve at cambazları ve
Tecimenler ve kıralcılar ve gemicilerle
Tanrıtanımazlar ve tefeciler ve
Yalvaçlar...-
Ormanlardan ve kıyılardan ve kıraç yerlerden gelmiş
Senin mutlu ovanı doldurup
Haykırırlardı.
Büyük sesler içinde sen, geçerdin...
Terziler geldiler. Bu güneşler odaların dışındaydı artık.
Herkes titrek ve sabırsız, titrek ve sabırsız evlerinde
Gazeteler yazmadı, dükkânlar dönemindeydik
Yüzlerce odalarda yüzlerce terziler, pencerelerini kapadılar
Parmakları uzun, kurusolgun yüzleri sararmış, eskimiş durmaktan
Yitik saat köstekleri, titrek ve sabırsız yorgun bacakları
Her şeylerine yön veren durmuşluğa olur dediler
Beğenip gülümsediler.

'Ey artık ölmüş olan at! -dediler-
Senin eyerin ne güzeldi.
Dişi keçi derisinden, ofir altınıyla süslü
Nasıl yaraşırdı belinin soylu çukurluğuna
Seninle öteleri ansırdık.
Öteler, baklanın ve pancarın duyarlığı
Kedinin varlığı erişilmez kişilik
Güneşli bir damda
İçimizden gemiler kaldırırdın,
Suyunu büyük şölenlerle tazelerdik
Bayramımızdın. Kuburlukların
Bütün kişniş ve badem doluydu.
Simdi dar dünya
Ölümün büyük hızı kesildi.
Terziler geldiler. Ateş ve kan getirmediler.
Hüzünleri kan ve ateşti ama. Uğultulu bir şey
Ekspresler garlarda kaldı, ilâçlar çıldırdılar
Kenti bir bastan bir basa dolaştım, tıs yok
Bütün odalara dağıldılar. Sürahiler tozlu, pabuçlar kurumuş
Yerlerde kırpıntılar,

'Oyulmuş yakalar, kolevlerinden arta kalanlar
Vatka pamukları, verevine şeritler, kopçalar,
Düğmeler, ilikler
İplik döküntüleri, kumaş parçaları,
Karanlık akşamüstleri ve sabahlar,
Dükkân tabelâları, kartvizitler...
Kasıklarına kadar çıkmış, en ufak bir ölüm bile yok.
Tarafsız bir aşk çağlıyordu onların solgunluğunda
Mutfaklarını kilitlediler, büyük atsı giysiler kestiler,

'Ey artık ölmüş olan at! -dediler-
Koşuşun büyütürdü dünyayı senin!
Sen nasıl da koşardın.
Biz güneyde yatardık, sen koşardın
Hangi at güzelse ondan da güzeldin
Kuyruğun parlak savruluşuyla bölerdi
Bir karaya göğü
Ve yüceltirdi, ince bezekli kuskununu.
Gemin güzel sesler çıkarırdı güzel
Ağzında,
Herkesi sevinçle haykırtan.
Başın yaraşırdı düşüncemize ve
Gözlerine saygıyla bakardık...
Terziler geldiler. Durgunluktu o dökük saçık giyindikleri
Yarım kalmışlardı. Tamamlanmadılar. Toplu odalarını sevdiler.
Ölümü hüzünle geçmişlerdi, ateşe tapardılar.
Kent eşiklerindeydi, ağlayışını duydular
Kestiler, biçtiler, dikmediler ve gitmediler,
İğnelerine iplik geçirip beklediler;

'Ey artık ölmüş olan at! -dediler-
En güzeli oydu iste, yüzünün
Savaşla ilişkisi.
Boydanboya bir karşıkoyma, denge
Ve istekli bir azalma. Onu bilirdik.
O ağaç senin kanınla beslenirdi,
Hepimizi besleyen.
Bir ülkeyi yeniden yaratırdı şaşkınlığımız
Senin karşında,
Alışverişin, alfabenin, iplik döküntülerinin ve
Her şeyi düzeltmeye kalkışmanın yok ettiği...'


Eklenme: 27-12-2007
Şair: Turgut Uyar
Yazan: daRKNeSs
Hit: 63
[ Geri dön | Yorum Ekle | Bu şiiri arkadaşına gönder Sevdiklerinize gönderin | Yazdırılabilir sayfa Yazdırın ]


Bize Ulaşın |  Msn Messenger |  Dinimiz İslamiyet | Kelebek |  mIRC Mp3 dinle| Radyo dinle | Resim Yükle

 

PhpNuke Tabanlıdır. Tüm Hakları Saklıdır. dinLeFm 2007 - 2008  Msn Destek: msn@dinlefm.com
 Desteklediklerimiz:  Web Stats müzik radyo mIRC Sohbet Odaları sohbet çet uluonder.net